0224 451 13 13
BLOG ARŞİV
Sağlıklı sünnet, sağlıklı ortamda olur!

Malum kış ayındayız, "Şimdi sünnetin sırası mı?" diye düşünenler de olacaktır. Toplumumuzda sünnet cerrahi bir girişimin yanı sıra "cemiyet" adıyla, dini ve toplumsal bir süreç olarak kabul görüyor.

 

Bazen düğün, bazen de dini bir tören olarak gerçekleşse de sonuçta, toplumun neredeyse yüzde 100'ünü ilgilendiren erkek çocuklarının "sünnet edilmesi" planlaması aileler tarafından birkaç yıl önceden yapılırken, tören yapılacaksa mevsim olarak okulların tatil olduğu yaz ayları seçiliyor. Planlama ve hazırlıklar ise kış aylarından itibaren başlıyor. Özetle, aileler sünnet kararını tam da içinde bulunduğumuz aylarda alıyorlar.

2'DEN ÖNCE, 6'DAN SONRA!
Son yıllarda kamuoyunda BAL-GÖÇ Genel Başkanı kimliği öne çıkan Emin Balkan, aslında bir cerrah; hem de Uludağ Üniversitesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı Çocuk Ürolojisi Bilim Dalı Başkanı. Hep Balkan göçmenlerinin sorunlarını konuştuğumuz Prof. Dr. Emin Balkan ile bu defa erkek çocuklarının sünnetini konuştuk. Acil durumlar dışında çocuğun 2 yaş öncesinde ya da 6 yaş sonrasında sünnet edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Balkan, bunun çocuğun ruhsal ve bedensel gelişimi için önemli olduğunu dikkat çekerek şöyle konuşuyor:
"Ortaya çıkan tıbbi sorunlar nedeniyle sonunda bize başvurulduğundan, sünnetin iptidai koşullarda da yapıldığına sık sık tanık oluyoruz. Sünnetin kesinlikle steril şartlarda ve ameliyathane ortamında yapılması gerekir. Sağlıksız sünnet yapıldığında; hemen akabinde ya da çocuk büyüdüğünde ciddi sorunlar yaşanıyor. Bir de işin psikolojik yanı var; sünnetin ileride sorun oluşturacak bir psikolojik travmaya dönüştürülmemesi gerekiyor"

ACİL FERMUAR SÜNNETİ!
Acil sünnet gerektiren sorunların başında çocuğun idrar yapamamasını ve fermuar sorununu belirten Prof. Dr. Emin Balkan konuya şöyle açıklık getiriyor. "Bebek ya da çocuğun idrar yapamaması hemen müdahale gerektiren bir sorun. Öte yandan acil fermuar ameliyatı da dediğimiz hadiseyle, adı üstünde acil sünnet gerektiren bir durum olarak karşılaşıyoruz. Çocuk giydirilirken ya da kendisi giyinirken cinsel uzvunu fermuara sıkıştırıyor ve ciddi bir sorun çıkıyor ortaya. Bu durumun önlenmesi için Avrupa'da tekstil firmaları düğmeli giysi üretmeye başladı. Ülkemizde de son yıllarda, böyle bir sorun yaşanmaması amacıyla bazı çocuk giyim firmaları fermuarsız, düğmeli pantolonlar üretiyor. Ebeveynlere önerimiz, çocuklarına düğmeli pantolon giydirmeleri!"

SÜNNETÇİ KAPARSA!..
Halk arasında peygamber sünneti olarak da bilinen sünnet derisinin doğuştan yarısının olmadığı durumun tıpta Hiposdaias olarak tanımlandığını anlatan Prof. Dr. Emin Balkan, "Aileler bunu sevinçle karşılıyor, oysa üzülünmesi gereken bir sağlık sorunudur" diyerek, böyle bir durumla karşılaşan ailelerin mutlaka uzmana başvurması gerektiğine dikkat çekiyor.
"Hipospadias önemlidir ve cerrahi müdahale gerektirir. Doğuştan sünnet derisinin yarısı olmayan çocukta bu deriyi sünnetçi kaparsa, sorunu düzeltmek çok zorlaşıyor" diyen Prof. Dr. Emin Balkan, idrar çıkış deliği aşağıda olan Hipospadiaslı hastalarda sorunun ameliyatla çözüldüğünü, düzeltme işlemi için de hastanın kendi sünnet derisinin kullanıldığını belirtiyor.

SAĞLIKLI SÜNNET ŞART!
"Sünnet cerrahi bir girişimdir" diyen Prof. Dr. Emin Balkan, sağlıksız ortamda ve ehil olmayan kişilerce gerçekleştirilen sünnet sonucunda trombofili hastası olan çocuklarda kanamanın durmadığını, sünnet derisinin iltihaplandığını, idrar yolu enfeksiyonu oluştuğunu belirtiyor. Prof. Dr. Balkan, sağlıksız sünnetin diğer olumsuz etkileri konusunda şunları belirtiyor:
"Çeşitli bulaşıcı hastalıkların görülme olasılığı yükselirken, kimi zaman çocuğun cinsel uzvunun kısmen ya da tümüyle kesildiğine de denk geliyoruz. Kimi zaman da idrar yolu yaralanması oluyor ve bunun cerrahi girişimle düzeltilmesi gerekiyor. Bazen de sünnet derisi fazla kesilebiliyor. Sünnetten sonra yapılan bandajın çok sıkı olması bile, idrar birikmesine, idrar yolu enfeksiyonuna ve böbrek hastalıklarına yol açabiliyor."

TOPLU SÜNNET OLMAZ!
Cerrahi ortamda ve uygun koşullarda bir sünnet ortalama 30- 45 dakika tutarken, toplu sünnetlerde onlarca, hatta kimi zaman yüzlerce çocuk bir günde sünnet ediliyor. Organizasyonu yapanların hayır işleme amacından ve iyi niyetinden kuşku edilemez. Ancak, uzmanlar, toplu sünnetin toplum ve birey sağlığı açısından önemli riskler oluşturduğunu belirterek, özellikle sünnetlerin yoğunlaştığı aylarda, kamu ve özel hastanelerde sünnet için özel oda ve birimlerin oluşturulması gerektiğine dikkat çekiyorlar. Prof. Dr. Emin Balkan'ın da üzerinde durduğu konulardan biri toplu sünnet; "Sünnet cerrahi bir işlemdir ve ameliyathane ortamında yapılması gerekir" diyen Prof. Dr. Balkan, toplu sünnetin son derece sakıncalı olduğunu belirtiyor.

SAĞLIK KARNESİYLE SÜNNET
Artık ebeveynler, sağlık karnesi ile kamu ve özel hastanelere sünnet için başvuru yapabiliyor. Mayıs 2007 tarihinde yürürlüğe giren uygulamada, sünnet de Tedavi Yardımı kapsamına alındı. SSK, Emekli Sandığı ve Bağ-Kur'luların yanı sıra yeşil kart kullanan vatandaşlar da bu uygulamadan yararlanabiliyor. Ancak, sünnet olacak nüfusun çok fazla ve hastanelerdeki cerrahi girişim birimlerinin ise talebi göğüsleyecek ölçüde olmaması, tebliğin uygulanabilirliği açısından ciddi bir sorun. Özellikle dar gelirli vatandaşlar, bilim insanları tarafından "sağlıksız" olarak nitelendirilen toplu sünneti beklemeden hastanelere başvurarak çocuklarını sünnet ettirebilirler.